Kişiler

Peracas’ın Kurucusu Beyza Arman Güzellik ve İyi Yaşam Konusunda Ne Yaptığını İyi Biliyor

Yıllar içinde hem cildini hem de kendini dinlemeyi öğrenen tasarımcı Beyza Arman, bu farkındalıkla kendine has rutinler tutturuyor.

24 Şubat 2026

Peracas markasının kurucusu ve kreatif direktörü Beyza Arman cildine iyi gelen ürünlere sadık kalırken, egzersizlerine ve yiyip içtiklerine dikkat ettiğinde ruh halinin de dengelendiğine inanıyor. Kusurlarıyla barışık, çabasız ve içten gelen güzelliğe inanan Arman’ın kendisi de bu özelliklerin vücut bulmuş hali. Bedeni ve rutinlerine yönelik bütüncül yaklaşımıyla kendini dinleyerek ihtiyaçlarını belirlediğinden iyi olma halinin sırrına vâkıf. Bu sırrın detaylarını Beyza’dan dinliyoruz.

İstanbul’da kendini şımartmak için bir günün var. Bakım için nasıl bir rota çizersin kendine?

Güne mutlaka sporla başlarım. Ardından favori smoothie’mi hazırlarım. Zeyrek Çinili Hamam, Six Senses Kocataş Mansions ya da Kılıç Ali Paşa’da gerçek bir hamam deneyimi ve uzun bir masaj seansı planlamış olacağım için hafif bir şey içerim. Cildime de aynı özeni göstermek üzere Hydralife Beauty’de nem ya da vitamin bakımı yaptırırım. Daha sonra istikamet Bebek’teki kuaförüm Feur. Saçlarımı yaptırmaya, el ve ayak bakımlarına gelir sıra. Gün bitiminde Karaköy Lokantası’nda sevdiğim bir arkadaşımla sohbet ederek güzel bir yemek yerim.

Sık sık Milano’ya gidip geliyorsun. Milano’dan satın aldığın bakım ürünleri, orada ziyaret ettiğin bakım ve güzellik adresleri neler?

Hizmet ve güzellik alanında ülkemizin seviyesinin gerçekten çok yüksek olduğunu düşünüyorum. Ancak ürünlerini severek, düzenli kullandığım Zelinski & Rosen, Aesop, Le Labo, ve Officine Universelle Buly gibi markaları burada bulamıyorum. Milano’da sık sık uğradığım bazı eczaneler var. Ayrıca zamanım olduğunda çok sevdiğim Brezilyalı bir masaj terapisine Brezilya masajı yaptırıyorum. Seyahatlerde bile bakım rutinimi devam ettirmek benim için iyi hissetmenin önemli bir parçası.

 

 

Seyahat ederken hangi bakım ürünlerini yanından ayırmıyorsun?

Bioderma Sensibio misel su, Augustinus Bader The Rich Cream, Shiseido Benefiance Wrinkle Smoothing Day Cream, Ouai saç bakım yağı ve Shiseido Ultimune Eye Power Infusing Eye Concentrate.

Kendini dinlemek istediğinde ne yapmaktan hoşlanırsın?

Kendimle baş başa kalmak istediğimde genellikle yürüyüş yaparım. Deniz kenarında, ormanda yürümek bana çok iyi geliyor. Denizi çok severim. Özellikle yazın saatlerce yüzmek, bir denizkızı olduğumu hayal ederek suyun içinde kaybolmak beni gerçekten iyileştiriyor. Bazen de mumları yakıp evde kalmayı seçerim; köpeğimle vakit geçiririm. Bunlar bana iyi gelen, beni dengeleyen şeyler.

Vazgeçemediğin özbakım ritüellerin var mı?

Eski evimde haftada en az üç gün küveti dolduruyordum. Küvette dizi izlemeye veya kitap okumaya bayılıyorum. Düzenli olarak Zelinski & Rosen’in vücut peeling’ini uyguluyorum. Ayrıca yaz-kış vücuduma E vitamini yağı sürüyorum.

 

 

Makyaj çantanı karıştırsak hangi ürünlerle karşılaşırız?

Merit kapatıcı, Dior ve Officine Universelle Buly dudak balm’ı, Olio E Osso allık.

 

 

Cilt bakımı rutininden bahseder misin? Yıllar içinde cilt bakımına yaklaşımın değişti mi?

Hem cildimi hem de kendimi daha çok dinlemeyi öğrendim. Dolayısıyla uyguladığım bakımı ve kullandığım takviyeleri mevsime, beslenme düzenime ve yorgunluk seviyeme göre belirliyorum. Sadece kullandığım ürünlerin değil, yaşam tarzımın da cildimde gördüğüm sonucu doğrudan etkilediğini biliyorum.

Yaz aylarında daha çok dışarıda oluyorum. Tatillerle birlikte beslenme düzenim değişiyor; daha fazla alkol tüketiyorum. Bu nedenle bol su içmeye özen gösteriyorum. Deniz ve güneşin yarattığı kuruluğu dengelemek için hafif yapılı, yağ bazlı ama yoğun olmayan, gözenekleri tıkamayan ürünler tercih ediyorum.

Kışınsa ne kadar dikkat etsem de, daha az su içtiğimi fark ediyorum. Havanın kuru olması nedeniyle cildim daha fazla neme ihtiyaç duyuyor. Bunun için daha besleyici ve yaza göre daha yoğun nem veren ürünlere yöneliyorum.

Yaz-kış hiç değiştirmediğim tek rutinim ise her gün mutlaka güneş koruyucu kullanmak. Telefona ve bilgisayar ekranına uzun süre bakmanın da cilt üzerinde olumsuz etkileri olduğunu okuduğum için bunu çok önemsiyorum.

Fazla ürünün ve bakımın cildi yorduğuna inanıyorum. Az ve öz ürün kullanmayı, cildime gerçekten iyi gelenleri uzun süre bırakmamayı tercih ediyorum. Dolayısıyla sürekli yeni bir ürün de aramıyorum. Cildime iyi gelen ürünlere sadık kaldığım, sporuma, beslenmeme ve içtiklerime dikkat ettiğim zaman ruh hâlim de dengeleniyor. Bu da zaten doğrudan cildime yansıyor.

 

 

Kıvırcıkla dalgalı arası, upuzun, parlak ve canlı görünen saçların var. Saç bakımında günlük ve periyodik olarak neler kullanıyorsun?

Çok seyahat ettiğim için saçlarım zaman zaman kuruyor. Özellikle Avrupa’da, Milano ve Paris gibi şehirlerde suyun çok kireçli olmasından ötürü saçlarım daha da yıpranabiliyor. Bu nedenle yanımda mutlaka shea yağı içeren bir yağ karışımı bulunduruyorum. Saçlarım çok ince telli olduğu için yoğun yağlar kullanamıyorum. Bu tür ürünler saçlarımı ağırlaştırabiliyor. Dolayısıyla daha hafif ama besleyici yağları tercih ediyorum.

Saçlarımı çok fazla ısıya maruz bırakmamaya, nazikçe taramaya, düzenli olarak yağlarla beslemeye ve belirli aralıklarla bakım yaptırmaya dikkat ediyorum. Saç bakımında da az ama doğru adımlar her zaman daha etkili bana kalırsa.

Peracas’ın koleksiyonunda birkaç saç aksesuarı bulunuyor. İlerde saç aksesuarı yelpazesini genişletmeyi düşünüyor musun?

Evet, kesinlikle. Daha büyük tokalar ve taçlar yapacağız mutlaka.

Bugüne kadar hiç güzellik hatası yaptın mı? 

Küçükken özenip kaşlarımı aldırmıştım. Kaşlarım dümdüz olduğu için bir süre Mr. Spock gibi gezmek zorunda kaldım. Eski haline döndükten sonra bir daha da aldırmadım.

Görünümleri ve güzellik seçimleriyle sana ilham veren isimler var mı?

Çabasız, içten gelen doğal güzelliği çok seviyorum. Tarzlarımız farklı olsa da bunu bana annem ve babaannem aşıladı. Monica Belluci’nin gençliğine bayılıyorum. Charlotte Casiraghi, Gisele Bündchen, Sienna Miller ve Beatrice Borromeo de çok beğendiğim kadınlar arasında.

Seyahat etmeyi seviyorsun. Güzellik alışverişi için favori adreslerin hangileri?

Amerika, özellikle New York gerçekten ürün cenneti. Ama ben Paris’teki eczanelerin ürün gamına da bayılıyorum.

 

 

Peracas tasarımlarıyla özdeşleşen sembollerden biri üzüm. Hayat felsefende nasıl bir yeri var üzümün?

Üzüm, tarihte ve sanatta bereketin, dönüşümün ve zamanın simgesi. Antik mozaiklerden Rönesans tablolarına kadar farklı detaylarda doğanın sabrını, emeğin güzelliğe dönüşmesini anlatır. Peracas açısından köklerle kurulan zamansız bağı ve doğallıkla gelen zarafeti temsil ediyor. Benim hayatımda ise yavaşlamayı, sürece güvenmeyi ve olgunlaşmanın estetiğini hatırlatan sessiz ama güçlü bir eşlikçi; şans figürü.

Güzellik senin için ne ifade ediyor?

Bana göre güzellik davranıştan konuşmaya, kalp güzelliğinden dış görünüşe uzanan bir bütün. Rafine ama iddiasız, sofistike ama mesafesiz olmakla ilişkilendiriyorum güzelliği. Göze sokmadan fark edilen sessiz ama kalıcı bir etki.

Favori kusurun nedir?

Vücudumdaki yara izlerini ve doğum lekelerini seviyorum.