
Fotoğraf: Wonderflaw
Kim denedi: Seda Yılmaz
Ne kadar süre denedi: Üç ay
Her sabah gözümü açar açmaz ilk iş Apple Watch’ta uyku uygulamasına bakıyorum. Uykumu aldığımı görmek, günümün iyi geçeceğine dair bir işaret benim için. Uyku takibi en yakın arkadaşımla müşterek ilgi alanımız. Çok uykusuz kaldığımız ya da deliksiz uyuduğumuz günlerde uyku saatlerimizin ekran görüntüsünü atıyoruz birbirimize. Kısacısı ikimiz için de uyku hayati.
İşte bu arkadaşım, birkaç ay önce mucizevi bir çay keşfettim diyerek Melez Dream Tea’yi öve öve bitiremedi. Tam da yatmadan önce doomscrolling (felaket kaydırması) bağımlısına dönmüşken, bunun bana uzatılan bir can simidi olduğuna kanaat getirdim ve anında sipariş verdim. Melez’in çaylarının şaşırtıcı karışımlarını çok sevdiğim için Dream Tea’den de umutluydum.
İçeriğinde rooibos, elma, tarçın, papatya, passiflora, zencefil, rezene, vanilya ve aynısefa çiçeği bulunan çayın tadı çok hafif ve ferahlatıcı. Arkadaşıma güvenim tam olsa da, çayı yudumladığım ilk gece itibarıyla uyku kalitemin birdenbire değişmesini pek beklemiyordum. Başımı yastığa koyar koymaz uykuya dalıp, bir de üstüne capcanlı rüyalar görünce sabah uyandığımda ne yaptım dersiniz? Arkadaşıma uyku tablomun ekran görüntüsünü attım tabii ki.

O gün bugündür en sevdiğim fincanıma bir çay kaşığı çay ve kaynamış su koyup çayımı hazırlamadan yatağa girmiyorum. Beni sakinleştirerek uykuya hazırlamasına, uyku kalitemi gerçek anlamda düzeltmesine bayılıyorum. Rüyalarım her gece o kadar hareketli olmasa da canlılığını koruyor. Artık gece rutinlerimi Melez Dream Tea’siz düşünemiyorum.