Parfüm

“Çiçekler Benim Eğitmenim ve Dostum”

Otacı ve sanatçı Emine Boyner, Valerie Dayan’a Chanel’in tarlalarındaki deneyimini ve bitkilerle olan ilişkisini anlattı.

23 Ekim 2023
Bize kendinden, bitkiler ve çiçeklerle ilişkinden bahseder misin?

Hem işimde hem de hayatımda bitkiler ve çiçeklerin rehberliğinde hareket ediyorum. Bir sanatçı ve otacı olarak onları eğitmenim ve dostum sayıyorum. Üstelik bu sadece onların insan bedeniyle ilişkisi ve şifa veren nimetlerine bağlı değil, beni doğayla ve dolayısıyla kendimle buluşturan dostluklarıyla da ilgili. Bana en çok ilham verenlerse yabani bitkiler. Özellikle de onların verimli topraklardan çorak arazilere, hatta asfalta kadar her yerde serpilme becerileri. Otacılık pratiğim bitkileri öğretmen, toprağı da bir beden ve aynı zamanda kendi bedenimin bir uzantısı olarak görme; böylece ayrı ayrı bitkilere, onların ekosistem ve yaradılışla olan bağına değer verme fikrine dayanıyor. Ayvalık’ın Ege kıyısında küçük bir kasaba olan Cunda Adası’nda yaşıyorum. Yeryüzünün şifalı armağanlarının kaynadığı devasa bir kazana benzettiğim Atölye Patika’da sabunlar, bitkisel karışımlar ve sanat eserleri üretiyorum.

 

Emine Boyner Chanel’in tarlalarında.

 

Grasse’deki deneyiminden aklında yer edenler ne oldu?

Chanel’in, Mul ailesi tarafından gözetilen güzel çiçek tarlalarıyla olan ilişkisi beni derinden etkiledi. Tarım yaparken çiçeklere ciddi anlamda özen göstermeleri, onları elle toplayıp hepsiyle ilgilenmeleri, hem tarladaki işçilere hem de bitkilere itinayla yaklaşmaları içimi açtı. Yeryüzüne bu denli özenle yaklaşıldığını nadiren görüyoruz artık. Aslına bakarsan Chanel, sanata (söz konusu bağlamda parfüm sanatına) ve toprağa gerçekten ilgi göstererek büyümenin mümkün olduğuna dair güven duygusu aşıladı bana.

 

Taze yasemin kokusunu içine çekmek ve hasat deneyimi sana neler hissettirdi?

Kırların arasında yasemin çiçeklerinin özünü içime çekmek hakikaten baş döndürücüydü. Çiçeklerin nefes alıp vermelerini duyumsamak gibiydi. Her yanım güzellikle çevriliydi sanki. Toprakla olan apaçık birliğimizin farkına vardığımızda, yeryüzüne özen göstermenin, aynı zamanda ürettiğimiz her şeyin yaratılışına özen göstermek anlamına geldiğini görürüz. Chanel ve Olivier Polge’un çiçek tarlaları ve bu tarlaların nihai ürünü olan parfümle kurdukları inanılmaz bağa tanık olmak beni çok mutlu etti.

Pek parfüm kullanmadığını biliyorum. Grasse deneyimi ve Olivier Polge ile tanışman kokuya yaklaşımını etkiledi mi?

Evet, yıllardır parfüm kullanmıyorum. Çoğunlukla bitkilerle doğrudan bağı olduğundan ötürü saf esansiyel veya bitkisel yağları kullanmayı tercih ediyorum. Günümüzdeki çoğu parfümün aksine, Olivier Polge’un yarattığı parfümler bir anda çiçek tarlalarına gitmişim gibi hissettiriyor. Çünkü bunların içerikleri gerçekten çiçeklerden elde ediliyor. Onun sanat ve parfüm yaratmaya, tıpkı müzik ya da resim yaratan biriymişçesine yaklaşımı ve nihai sanatın onu oluşturan parçalardan daha fazlası olduğunu anlatması da bana fazlasıyla ilham verdi. Kokular, karışımların ötesinde simyanın eseri; tek tek çiçeklerin ötesinde bir şeye dönüşmüş, kendine has bir özü olan birer yaratım. Bu inanılmaz dönüşüme tanıklık etmek beni çok etkiledi.